Kar Sevinci

Ankaralı Sinan Öğretmenle, Akdenizli çocuklar en son Ankara’ya kara gitmeye hazırlanıyorlardı. Sıcağı seven Ece bile heyecanlanmış bu kar sevincini yaşamak için heveslenmişti. Ailelerden onay alan Sinan Öğretmen, rehber öğretmen ve müdürle beraber cuma günü yola çıkacaklardı. Ondan önce herkese bir şeyler yapmalarını söylemişler. Yolda acıkınca yeriz diye. Aileler çocuklarını okula bırakmışlar, öğretmenlere ve müdüre tembihlerde bulunmuşlar, çocuklarını öpmüşler ve yolculuk başlamış.

Akşam 5’de yola çıkmışlar. Tam 12 öğrenci 3 tane öğretmen ve 1 tane de şoför olmak üzere tam 16 kişi yola çıkmışlar. Şarkılar, türküler, hikayeler, oyunlar derken yolculuk gayet neşeli başlamış. Otobüs büyük olduğu için herkes tek oturabilmiş, uykusu gelen ayaklarını uzatıp rahat rahat uyumuş. Birkaç kere mola vermişler, getirilen şeylerden yemişler. Bir süre sonra bütün öğrenciler uyumuş, öğretmenler şoförle muhabbet etmeye devam etmişler.

Saat 12’ye doğru Ankara’ya varmışlar. Bütün herkesi odalarına yerleştirmişler ve sabah görüşmek üzere diyip herkes uyumaya, dinlenmeye geçmiş. Sabah 9’da Sinan Öğretmen uyanmış ve tek tek kapıları çalarak herkesi uyandırmaya başlamış. Bütün öğrenciler hazırlanmış ve aşağıya kahvaltıya inmişler. Hep beraber güzel bir kahvaltı yapmışlar. Sonra otobüsleri ile doğru Anıtkabir’e gitmişler. Sinan Öğretmen, “Buraya kadar gelmişken, Atamızı görmeden gitmek olmaz değil mi çocuklar?” demiş ve hepsi sevinçle kabul etmişler.

O kitaplarda resmini gördükleri, hayatını okudukları kişiyi görmek, onun için yapılan bu anıtı ziyaret etmek onlar için çok gurur verici bir şey. Anıtkabir’i gezmeyi bitiren minikler bu sefer yemek yemek için Kuğulu Park diye bir yere gitmişler bu seferde. Hepsi hem yorulmuş hem de acıkmışlardı. Yemeklerini yiyen Akdenizli ekibimiz bir de ne görsün, havadan beyaz beyaz minik toplar yağıyor! Sinan Öğretmen hemen hesabı ödemiş ve çocukları dışarı çıkarmış, bütün öğrenciler mutlulukla havaya bakıyor ve gözlerine inanamıyorlarmış. “Bu nasıl olur? Çok güzel bir şey! Bembeyaz oldu montum.” diye sesler yükselmeye başlamış.

Ece ise bu manzara karşısında önce hayretler içinde kalmış sonra ise dans etmeye, zıplamaya başlamış. Mutluluktan ağlayan Ece koşa koşa Sinan Öğretmenine sarılmış. “Öğretmenim bu çok güzel bir şey. Bakın berem, montum bembeyaz oldu. Kuğular mutluluktan ötmeye başladılar. Teşekkür ederiz öğretmenim.” demiş ve dans ede ede parkı turlamaya başlamış Ece. Sinan Öğretmen bütün öğrencilerini izlemeye başlamış ve o da gözyaşlarına hakim olamamış. Çünkü hepsi ilk kez kar yağışını görüyor ve onların o heyecanı paha biçilemez şeylermiş.
Kar sevinci ile minikler saatlerce havaya bakmış, dans etmiş ve en sonunda tüm ekip kar topu oynamaya başlamışlar. Hepsi o kadar eğlenmiş ki unutulmaz bir gezi olmuş onlar için.

Bu masal ile bağlantılı Sinan Öğretmen masalını okumak için buraya tıklayın.

 Bu masalı dinlemek için buraya tıklayın.

Sevgili AilelerBir Masal sitemizin size ve çocuklara faydalı olduğunu umarak masallar seçiyor, beğendiğinizi ve bizi takip ettiğinizi umuyoruz. Bizlere de faydalı olması açısından lütfen yorum bırakmayı unutmayın 🙂

Bir Masal sitemizin uygulamasını artık Akıllı telefonlarınıza yükleyebilirsiniz, Buraya tıklayarak Google Play’den Bir Masal uygulamamızı indirin.

Masalı yazan : Deniz Altıok. Bu masalın izinsiz kullanılması, kopyalanması ve yayınlanması yasaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.