Yedi Küçük Oğlak Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde şirin mi şirin bir orman içinde şirin mi şirin bir kulübede  Anne keçi ve yedi yavrusu yaşarmış. Anne keçi yavrularını çok sever onlara gözünden bile sakınırmış. Çocuklarının başına bir şey gelmesinden korkar ve onlar sık sık tembihlermiş. -Benim güzel çocuklarım evde olmadığım zamanlar sakın kapıyı kimseye açmayın. Ormanda yaşayan kötü […]

Devamını oku

Tepegöz Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken uçsuz bucaksız engin okyanusların dalgalarını köpürterek dövdüğü yüksek uçurumlarla kaplı kıyıları olan bir adada yaşayan bir Tepegöz varmış. Leyleklerin annesine götürmek için bohçalarına aldığı her ne hikmetse yanlışlıkla bu ıssız adaya düşürdüğü bir Tepegözmüş. Adada yaşayan keçiler tarafında beslenip büyütülen Tepegözün keçiler ve birkaç […]

Devamını oku

Köle’nin Gemi Yolculuğu Masalı

Çok eski zamanlarda padişah yeni aldığı kölesi ile bir gemiye binmişti. Hiç deniz görmemiş olan köle, ilk defa gemiye biniyordu. Gemi yola çıkınca köle korkudan hıçkıra, hıçkıra ağlamaya, tir tir titremeye başladı. Gemidekiler ne yaptılarsa köleyi bir türlü sakinleştirip, susturamadılar. Kimse kölenin korkusunu yenmesine yardımcı olamıyor padişah da bu duruma çok sıkılıyordu. Gemide bulunan bir bilgin, kendinden emin bir halde […]

Devamını oku

Limon Ağacı Masalı

 Ne maval, ne martaval işte size işitilmedik bir masal. Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde, kalbur saman içinde zengin bir adamın evinin bahçesinde yan yana ekilmiş olan iki tane limon ağacı vardı. Mayıs ayı sonlarında açan limon ağacı çiçekleri bir anda oranın havasını değiştirir, insanlara baharın müjdesini verirdi. Ancak bu ağaçlardan birisi diğerinden daha zayıf ve çelimsizdi. Diğer büyük […]

Devamını oku

Tahta Tabak Masalı

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, oğlu, gelini ve torunu ile birlikte yaşayan bir dede varmış. Dedenin gözleri yaşlılıktan dolayı görmüyor ve kulakları işitmiyormuş. Dede o kadar yaşlıymış ki vücudunun hiçbir yeri tutmuyormuş. Elleri titriyor doğru, düzgün yemek bile yiyemiyormuş. Yemek yerken yediği yemeğin yarısı üzerine oraya buraya dökülüyormuş. Oğlu ve gelini yaşlı adamı sürekli azarlıyor, […]

Devamını oku

Keloğlan ve Sihirli Taş Masalı

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir keloğlan varmış. Bu keloğlanı annesi hep kel oğlum, keleş oğlum diye severmiş. Günlerden bir gün keloğlan balık tutmaya gitmek için annesinden izin istemiş. Annesi izin verdikten sonra oltasını alıp balık tutmak için ırmağın kenarına gelmiş. Öğlene doğru pulları parlak mı parlak, gözleri ışıl ışıl kocaman bir balık tutmuş.  Balığı […]

Devamını oku
1 2 3 7